23
Ekim
İlmeğim Boynumda,İdamlığı

Sömürüden çıkmış bir kentin lisan- ı haliyim. Küçük puntolarla yazılmış büyük bir sonun eşiğinde savuruyorum kendimi. Büyük puntolarla yazılmış küçük bir hayalin hükümranlığındayım. İdamlığım, ilmeğim boynumda… Bir elin ucunda son nefeslerim. Güneşin yüzünü görmeyen mahkûmluğum asılsız gölgelerin içine gömdü irikıyım ütopyalarını.

Satır sayısı bilinmez yaşam kitabımın. Bağlaçlarla bağlandım hayata. Şimdi bir kesme işareti ile koparılmayı bekliyorum. Satırlardan düşene dek devam edecek cümlem…
Acıdan dolma bir masaldan, satır arasına gözyaşlarımla mim düşüyorum. Dili binlerce kez sürçmüştür mutluluğun. Yakasına çengelli iğne ile bağlanan mutsuzluklardan lâl olmuştur. Buna rağmen iç cebimde sakladığım mutlu hayat tariflerini uygulamaya çalışıyorum. Tutturamıyorum kıvamı…
Devamını oku

21
Ekim
Herşeyimdin ama artık hiç bişeyimsin

lisede beraber cıkmışdık bu sevda yoluna, iyi veya kötü beraber 2 senemiz oldu. ona çok güveniyodum zaten en büyük hatayıda burda yaptım yaa neyse…

son zamanlarda sürekli telefonunu saklıyodu ve yalandan nefret eden sevgilim artık yalan sölemeye baslamıştı. ben ona güveniyodum önceleri aklıma bişi gelmedi.
sora birgün arkadasım telefon açtı ’seninki şurda bi kzı var yanında ‘ dedi ve kızı tarif etti bana hemen sevgilimi aradım telefonu kapalıydı.msj attım beni hemen ara diye… Devamını oku

17
Ekim
Sadece susuyorum


Ne keyifle okuduğum şiirler ezberimde, ne de bağıra çağıra söylediğim şarkıların sözleri. Dalgın gözlerle yürüdüğüm caddelerde kayboluyorum.
Sonsuz bir inatla sarıldığım radyodan gelen o harika melodilerin de tadı yok? Peki ya o yağmurda iliklerime kadar ıslanmalarımı kim çaldı benden? Bilmiyorum!
Susuyorum artık… Sustukça susuyorum. Sustukça, üzerime gelen insanlardan kurtarmak için ruhumu, suskunluğuma sarılıyorum. Ama yine de saplanıyor yüreğime bazı kelimeler. Bazıları da acıtıyor üstelik…
Devamını oku

03
Ekim
Fotoğrafçı ve Sevgilisi

İki yıldır evliydiler.
Çocuk edebiyata ve şiirlere ilgi duyuyor ve yazıyordu.
Yazılarını internet sitelerine gönderiyor, şiirlerini dergilere postalıyordu.
Fakat kimse dönüp bakmıyor,okuyan ve beğenen çıkmıyordu.
İyi bir fotoğrafçıydı.Ama edebiyat ve şiir merakı yüzünden fotoğrafçılığı bir kenara bırakmıştı.
Kendi düğünlerinindeki fotoğrafların büyük bir çogunlugunu da o çekmişti.
Karısını çok seviyordu. Karısı da onu seviyordu.
Kızın biraz sabırsız bir karakteri vardı, zaman zaman kızıp bağırır,küserdi.
Erkek daha sabırlıydı,her zaman karısını hoşgörür, affedici olmaya çalışırdı.
Erkeğin başı edebiyat ve şiirle hoş olduğu için, evin geçimini karısı sağlıyordu şimdilik. Çok satan bir yazar oluncaya kadar…
Kızın naz günüydü bugün.Yine kocasından sevmediği birşeyi yapmasını istiyordu.
Kız: ” arkadaşımın düğün fotoğraflarını neden sen çekmiyorsun? Üstelik karşılığını fazlasıyla ödeyeceğini söyledi ”
Devamını oku

01
Ekim
Beni Sevmek Yürek İster


Çabuk olsun, çabuk başlasın isterim ne başlayacaksa. Sabırsız, fütursuzum…
Çok önemsemem ne düşündüğünü ilk anda…
Bu benim ve bu benim düşüncem… Sonrası zaten zevk-ü sefa derler ya…. Seç seç al, ne istersen gönül bahçemden… Kasmanın, kastırmanın, kasılmanın ne faydası var? Birden olmalı her şey… Aniden… Hızla, yıldırım hızıyla… İşi de gücü de, gülmesi de ağlaması da…. Beklemenin, bekletmenin ne faydası ve yaşamın? Ertelemeden… Hemen, hemen, hemen… Yarın belki geç olabilir her şey için… Gidebilirim, sen gidebilirsin, yağmur yağabilir, Kar yağabilir, Hava soğuyabilir, hazan olabilir. Hasta olabilirim, başkası olabilir… Şimdi, hemen şimdi… Ne olacaksa… Olmadı mı? Olmasın ne yapalım. Olmadı der geçer gideriz… Tarih uygun yeri buldurur her insana…
Hüznüme, sevincime, çoşkuma ayak uydurabilecek misin? Deli misin sen? Biraz deli olman lazım beni anlaman için…. Ne akıllılar gördük deliden beter, ne deliler vardır, her şeye aklı yeter. Yaparım ben hep bunu… Bazen deli gibi bakarım uzaklara. Dalgalara, seslere kulak veririm. Delicesine kaptırırım kendimi, Kemanın sesine, telin tınısına, sanatçının söylemesine…. Aklım firar eder, dağlara kaçarım. Yalnızlığıma kaçarım belki. Var mı delilik sende de biraz, benim gibi delicesine dökülmek için yollara?
Devamını oku

22
Eylül
Bu Ayrılık İkimizede Çok Yakıştı

 

Ne diyor şair…
seni terketmenin bile başkaydı tadı…baksana bu ayrılık ikimize de çok yakıştı..
…benim ışık ışık bakışlarımın altında
kimsenin taşımaya yanaşmadığı acılarım… yastığıma süzülen yaşlarım vardı…
bilemedin…

Şimdilerde gözlerinin rengi var kalemimde..
ama tadı tuzu yok satırların..hani şu beğenmediğin hallerimin hepsi üstümde..
ve başka sevgiler de var avuçlarımda..senin yerini almaya çalışan..
ama hayatın en haylaz terine tutuşturduğum anıların hatrına…bırakmadım tuzunu…
ne büyük bir anı var yüreğimde..seninkinden uzun yüce ve değerli… Devamını oku

27
Temmuz
Ne benim oluyorsun ne de beni bende bırakıyorsun

ya kendini bırak bana ya da beni bana bırakta yaşayayım.
bu nasıl ayrılık bir daha gelme gelme de alışayım.
ben senin yalnız kalışlarında tek adresin olamam.
ya benim ol herşeyinle ya da unut herşeyimle.
yıllardır denedik olmadı suç biraz bende biraz da sende
ama uzatmayalım artık sakın bir daha gelme.

Karar ver artık ya benimle ol benim ol . Ya bırak beni yakma canımı acıtma kalbimin en derin köşesini ..
Elinde tuttugun kalbim farkındamısın ? Sıkıldıgında sitrese girdiginde avuçlarındaki bir sitres topu değil ..
o benim kalbim..
Canın istediginde gelip sıkılınca gitmene dayanamıyor artık ne kalbim ne gözlerim ..
Yanlızken ilk adresin ben oluyorum çat kapı geliyorsun gece gündüz fark etmiyor ..
her defasında seni gülen yüzümle ışıldayan gözlerimle karşılıyorum
BiR umutla artık gitmeyeceksin diye artık acıtmayacaksın kanatmayacaksın diye ..
Artık sadece benim diyorum bekledigime deydi diyorum .. Ama sadece diyorum…
Sen açtığın yaraları sarmadan yeni mutlulukar yaşama hevesindeyken
ben kanayan yanlarımı saramadan yenilerini açıyorsun..
Arkana bakmadan çekip gidiyorsun ..
Yıllardır sana ne kal gitme diyebildim nede geldiğinde gelme diyebildim ..
yoruldum yar ..dayanamıyorum artık tükendim
Bir Daha Gelme..!!
Devamını oku

11
Temmuz
Oturup kelimelerle oynayasım var


Oturup kelimelerle oynayasım var..Nedenini bilmediğim bir güç “O”nu yazmaya itiyor beni..Geceler boyu düşüncelerimi eksenine alan,kelimelerime zincir vuran,bakışlarımda kaybolan,hayallerime hapsolan,hüznüm kokan,canımı yakan,dünümken yarınıma sarkan,yok olması gerekirken her gün daha çok var olan,tüm ışıklarımı karanlığa boğan,en kötüsü de beni yok edip umarsızca ben olan..

Bu kadar mı kötü der okuyan herkes aynı soruyu sorar galiba..Yok değil kötü değil unutmak adına tüm kötü sıfatları kusmam..Kimbilir belki de kedi ciğer ilişkisi..Ya da büyük bir aşkın final çizgisi..
Tanımlayamıyorum..Belki de bu yüzden yaralarıma kabuk bağlatamadan sürekli kanıyorum..Adı yok..Rengi yok..Kendi yok..
Devamını oku