Kategori 'Kadın & Erkek İlişkileri'
İlişki geminizin mutluluk sahiline demir atabilmesi için sadece çok sevmek yetmiyor. Büyük umutlarla başlayan pek çok beraberlik, geminin su alması nedeniyle batıveriyor!
Bazı ilişkiler, her iki tarafa da mutluluktan çok acı yaşatır ve bu acılar ilişkide zamanla alışkanlık haline dönüşür. Hem kadının hem de erkeğin farkına varmadan içine girdiği bu girdap, sonunda yaşanan aşk kadar bağımlılık haline gelir. Ancak, ilişkinin başındaki heyecan ve aşk yerini kavgalara, hesap sormalara bırakmışsa, söylenen yalanlar iki tarafın da kurtarıcısı haline dönüşmüşse, o gemiyi terk etmenin zamanı çoktan gelmiş demektir. İşte kötü giden ilişkilerdeki tehlike sinyalleri… Siz siz olun, bu söylediklerime kulak verin ve yaşadığınız aşkın acısına hazırlıklı olun… Devamını okuyun…»
08.05.2008
Eğer eşinizle yada sevgilinizle zaman geçirmek, romantik yemeklere gitmek artık sizin için pahalı olmaya başladıysa, size ücretsiz eğlenmenizi sağlayacak önerilerimiz var.
1. Arabanızı ıssız ve rahatsız edilmeyeceğiniz bir yere çekin. Radyoda hafif bir jazz ya da romantik bir melodi bulun. İşte yapayalnızsınız ve ortam çok romantik.
2. Evde oynanan oyunlar aslında hiç de sıkıcı değildir. Tabii nasıl oynayacağınızı bilirseniz. Dışarı çıkacak paranız olmadığında evde twister oynamayı deneyin. Hem birbirinize yakın olacaksınız, hem de eğleneceksiniz. Devamını okuyun…»
08.05.2008

*…yolun zorunu yürümüştüm ben
tanıştığımız zaman
sen dalgalanmaktaydın elvan elvan
o yüzden tam olarak
hissedemedin sen içimi
hala kulağımda çınlıyor
o alaycı kahkahan…* Devamını okuyun…»
19.03.2008

”Rengimi Kaybettim”…
Uzaklarda bir martı göğe kanatlanıyordu belli belirsiz… Tenha çığlıklarını da kanatlarına gizlice bağlayarak… Kim(ses)izliğin kırgın kolları uzandı Şehr-i İstanbul’un ayaz dalgalarına… Sahipsiz köşe başlarında hoyratça demlenen bir sarhoşun savunmasızlığında… Ardından gece elini kolunu sallaya sallaya çıkageldi… Karanlık bir adresin salkım söğüt kokan kapısında katran karası saçlarını savurarak…
Küçük oda, saatlerdir yanmış ve sönmüş mumların birbirine bulanmış esanslarıyla yağmalanmıştı sanki… Uzun zamandır tozu alınmadığı aşikar bir masada, kıvrımsız bir yılın kenarından yırtılmış tanıkları adeta dikkatlice serpiştirilmişti… Yanı başında ”hazır ol” emrinde bekleyen kalın bir mumun ışığı, tenlerinde teker teker parmaklarını dolaştırıyor gibiydi… Duvarda zamanı antikalığa göz dikmiş, el yapımı bir saat, ezelinden yorgun işçilerini, duraksız ”an”larda bir”az” daha eskitmekteydi…
”Tik-tak”… ”Tik Ve Tak…” Devamını okuyun…»
19.03.2008

Aşk engel tanımıyor.Sevgili nerde,nasıl yaşıyorsa yaşasın yürek seçimini yapıyor işte.Uzaklardaki umudun oluveriyor.Sıcak bir dost belki de….Yabancı şehirler yinede onun varlığını sana yabancı kılmıyor.Aşk engel tanımıyor,ne zaman,kimi sevecek yürek bunu bilmiyor.Bu duygular, belki de sevgi adıyla ilk kez çocukluğumuzda filizleniyor.Denizdeki hırçın dalgalar gibi duygularımızda kendini dışarı atıveriyor bir anda.O sessiz,sakin,kendi halindeki insan birden aşk adamı,gönül adamı olup çıkıyor karşımıza…Kalp bu yola bir kere çıktımı,ardından çaresiz sürüklenip gidiveriyorsun.Aklının önüne geçiyor bir noktadan sonra yüreğin,hissettiklerin…. Devamını okuyun…»
19.03.2008
nceki Yazılar