|
|
Ağır gecenin karanlığında “Ne olacak?” diye düşünüyordu.”Varoluş yazgısı bittiğinde ve zamanın sonuna gelindiğinde ne olacak? Yaşam bir saniye daha ilerleyemediğinde, insanlar çaresiz şaşkınlıklarının dışında ne hissedecekler? Yeni bir duygu hissedecekler.Daha önce insanoğlu tarafından hissedilmemiş bir şeyler… .
→ |
|
Yorum Yok / Yazının Devamını Oku |
|
|
Bir odada dört mum sessizce yanıyordu. O kadar derin bir sessizlik hüküm
sürüyordu ki odada, aralarındaki fısıltı şeklindeki konuşmalar bile
rahatlıkla işitiliyordu.
1. Mum “ben Barış’ım!” dedi. Ancak kimse benim sürekli yanık kalıp, etrafima
ışık saçabilmeme yardımcı olmuyor. Artık sönmek üzereyim… Ve sessizce
karanliğa gömülüverir…
2. Mum “ben İman’ım” der. Ama artık gerekli olduğuma inanmıyorum.. Yanık
kalmamın da bir kıymeti kalmadı, diye eklerken hafif bir esinti ışığını
söndürüverir.
3.... . |
|
Yorum Yok / Yazının Devamını Oku |
|
|
Bir Denizfeneri.. Okyanusla sonsuza dek komşu. Okyanusun mu ona daha çok ihtiyacı var yoksa, denizfeneri mi okyanus için vazgeçilmez bir sevgili?
Gündüzleri, denizfeneri isyanlarda… Çünkü yanıbaşındaki biricik sevgilisi gözlerinin önünde güneşle ihtirasla sevişmekte. Hep gece olsun ister, sevgilisi ona kalsın, yalnız onda bulsun gecedeki renginin güzelliğini… Denizfeneri, küçücüktür okyanusa göre ama güneşin aşkından daha büyüktür aşkı okyanusa…
Geceleri ise denizfeneri, mutluluklar peşindedir, gecenin esrarengiz sessizliğinde. Her... . |
|
Yorum Yok / Yazının Devamını Oku |
|
|
Kendini bildi bileli mor menekşeyi çok severdi. Çocukluğunun geçtiği
iki katlı evin bahçesinde bahar geldiğinde mor mor açar, mis gibi kokarlardı. Annesi mor menekşeleri hep duvar kenarına dikerdi. Gölgeyi sever menekşeler derdi. Oysa; öğretmeni bitkilerin güneş ışınları ile fotosentez yapığını anlatmıştı onlara. Bitkiler güneş ışığına muhtaçtı.
Mor menekşeler ne tuhaf bitkilerdi…
- “Her bitki güneşi severken, onlar neden gölgeyi tercih ediyorlar?”
diye düşündü, durdu Hande…
Küçük, ufacık aklı ile aslında menekşelerin... . |
|
Yorum Yok / Yazının Devamını Oku |
|
|
Rivayet olunur ki, kuşların hükümdarı olan Simurg Anka, Bilgi Ağacı’nın dallarında yaşar ve her şeyi bilirmiş…
Kuşlar Simurg’a inanır ve onun kendilerini kurtaracağını düşünürmüş. Kuşlar dünyasında her şey ters gittikçe onlar da Simurg’u bekler dururlarmış. Ne var ki, Simurg ortada görünmedikçe kuşkulanır olmuşlar ve sonunda umudu kesmişler.
Derken bir gün uzak bir ülkede bir kuş sürüsü Simurg’un kanadından bir tüy bulmuş. Simurg’un var olduğunu anlayan dünyadaki tüm kuşlar toplanmışlar ve hep birlikte... . |
|
Yorum Yok / Yazının Devamını Oku |
|
|
Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili. O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır. Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur. Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar. Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur. Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili. İnsan bir başka ışığa teslim olur…Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle... . |
|
Yorum Yok / Yazının Devamını Oku |
|
|
Tanrı bir gün peygamberin birine bir sandık hediye eder ve derki ;
- Bu sandığı sana emanet ediyorum ama sakın ola ki içini açıp bakmayasın…
Tamam der peygamber.. Aradan zaman geçer ve peygamberi bir merak sarar acaba
sandıkta ne vardır? İçi içini kemirmektedir. Sonunda dayanamaz vesandığı
azıcık aralayıp içine göz atar ama sandığı aralar aralamaz içinden bir sarı
güvercin ve bir mavi güvercin uçuverir.Peygamber son hamleyle sandığı
kapatır ve içinde tek bir beyaz güvercin kalır…
Ve Tanrı yanına gelir, peygamber işlediği günahın... . |
|
Yorum Yok / Yazının Devamını Oku |
|
|
Karlı bir kış günüymüş…Yağan kardan üşümüş küçük kırlangıç,yalnız bir adamın penceresinin dışına gelip gagasıyla camı tıkırdatmış, adeta adamın onun içeri girmesine müsade etmesini istemiş. Yalnız adam bu isteği görmüş, “olmaz alamam, git başımdan” der gibi kuşu kovalamış, sonra da kendi kendine söylenmiş;”Hıh, camı tıkırdatmakla kendisini içeri alacağımı mı sanıyor acaba..?” Gecenin ilerleyen saatlerinde canı sıkılmış, rüzgar ve soğuk arttıkça yalnız adamı daha başka düşünceler sarmış,kırlangıcın... . |
|
Yorum Yok / Yazının Devamını Oku |
|
|
|