|
|
AŞK KELEBEK GİBİDİR
Kimin aşk yarası yoktur ki?
Bu satırları okuyan herkes illaki “kendine düşeni” anlayacaktır..
Bakalım siz hangi satırda ağlayacaksınız?
Bırakın gitsin…
Aşk bir kelebek gibidir
.
→ |
|
Yorum Yok / Yazının Devamını Oku |
|
|
Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna
rağmen
hala yalnızsan, için rahat olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına
koymuştur ve
yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir
işe yaramayacaktır. Sen kendini paralarken, o her zaman bahaneler
bulmaya hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan “Bu kuşun kanadı neden beyaz
değil?” diye bir soruyla bile karsılaşabilirsin… İki ucu keskin bıçaktır
bu işin. Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman. Bu
mahkemede hafifletici sebepler yoktur.... . |
|
Yorum Yok / Yazının Devamını Oku |
|
|
Uyku tutmuyor geceleri sen yoksun yanımda. Şöyle bir maziye bakıyorum. Ne güzel günler yaşamışız beraber. Ama şimdi sen gittin uzaklara yoksun yanımda. Hatırlar mısın? İlk buluşmamızı, ilk bakışmamızı.İlk seni seviyorum deyişini. Elbette hatırlarsın sende benim gibi.Hiç unutamıyorum ki. İlk günden beri seviyordum seni ve en sonunda sen benim hayatımdaydın. Evet ama şimdi neden yoksun. Sıcaklığın, kokun, birlikte sabah uyanmalarımız bile çok güzeldi. Neden gittin sanki. Beni buralarda bırakıp neden gittin. Ama beni duymuyorsun. Ben her zaman ki gibi geceleri... . |
|
Yorum Yok / Yazının Devamını Oku |
|
|
Baharın habercisiydi bana gelişin. Ne güzeldi yine seninle doğmak. Senin olmak. Seninle olmak. Tam kapatmışken kapılarımı aşka sen giriverdin hayatıma. Sevemedim senden sonra kimseyi, sevemedim… Seni unutmadim, unutamadim… Kalbime yine hoşgeldin yar…
Şimdilerde yeniden doğmuş gibiyim. Daha sıkı sarılmışım hayata. Hayat seninle ne güzel. Daha bi seviyorum artık baharı, nisan yağmurlarında ıslanmayı… Hayatıma öyle bir girdin ki söküp atamadım seni kalbimden. Öyle bir bağlanmıştım ki sana sensiz olamıyordum. Başkalarında bulamadım senin... . |
|
Yorum Yok / Yazının Devamını Oku |
|
|
Bir zamanlar, bir genç herkes gibi
evlenmek istiyordu. Bu niyetini ailesine açtığında, babası ona şöyle
dedi: “Elbette oğlum, elbette evlenebilirsin. Bana kendi alınterinle
kazandığın bir altını getirdiğinde, seni hemen evlendireceğim.
” Delikanlı babasının bu sözlerine gülümsedi. Ne kadar da kolay bir
sınavdı bu böyle. Ertesi gün, istenilen altın lirayı götürüp gururla
babasının avucuna koydu. Babası hiçbir şey söylemeden, altını evlerinin
yanından akan nehre fırlattı.
Çocuk, altının düştüğü nehre şaşkınlıklı bir-iki saniye baktıktan... . |
|
Yorum Yok / Yazının Devamını Oku |
|
|
Yılmaz Erdoğan, 1967, Hakkari.
İlk, orta ve lise öğrenimini Ankara´da tamamladı. İTÜ İnşaat Mühendisliğini kazandı fakat ağır basan tiyatro tutkusu eğitimini yarıda bırakmasına neden oldu.Tiyatroya Ferhan Şensoy´un ‘Nöbetçi Tiyatrosu’nda başladı, daha sonra Levent Kırca´nın ‘Olacak O Kadar’ adlı televizyon programında başyazar olarak görev yaptı.
TRT´de yayınlanan ‘Umut Taksi’ adlı diziyi yazdı ve bu dizide oyuncu olarak rol aldı. · Tiyatroda dolu dizgin giden Erdoğan daha sonra Türkiye´nin en büyük oyuncu kadrosuna... . |
|
1 yorum / Yazının Devamını Oku |
|
|
Dilimde sabah keyfiyle yeni bir umut türküsü
Kar yağmış dağlara, bozulmamış ütüsü
Rahvan atlar gibi ırgalanan gökyüzü
Gözlerimi kamaştırsa da geleceğim sana
Şimdilik bağlayıcı bir takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.
Ay, şafağa yakın bir mum gibi erimeden
Dağlar çivilendikleri yerde çürümeden
Bebekler hayta hayta yürümeden
Geleceğim diyorum, geleceğim sana
Ne olur kesin bir takvim sorma bana
-Ihlamurlar çiçek açtığı zaman.
.
→ |
|
Yorum Yok / Yazının Devamını Oku |
|
|
|