Karışık Aşk resimleri


Yorum Yazın 30.07.2008










Â
Erkek arkadaşım haftasonu için bir dağ yürüyüşü yapılacağını söyler ve beni davet eder. Bu arada yakın birkaç arkadaşla günler öncesinden anlaşıp plan yaparlar.
Geziden bir gün önce, kız arkadaşım iyi bir falcı duyduğunu ve ısrarla beraber gitmek istediğini söyler. Elbette, falcı dedikleri de anlaştıkları ve benim hiç tanımadığım bir arkadaşlarıdır. Falcıya gittiğimizde, kız arkadaşımla ilgili bir sürü şeyi bildiğini görünce, ben de fal baktırmak istediğimi söylerim.
Falcı anlaşıldığı üzere, benimle ilgili de doğru şeyler söyler.. Haftasonu katılacağım geziyi bile bilir, ama o geziye katılmamam gerektiğini, kötü şeyler hissettiğini söyler. Tam ayrılacağımız esnada sonsuz aşka kavuşacaksın, az kaldı der..
Devamını okuyun…»
Yorum Yazın 30.07.2008

Senden sonra kaç kez direndim gecenin yorgun çehresine, kaç kez suya bulandı uykuya hasret yüzüm istese de istemese de, sarhoş oldu içkiye alışık olmayan bu beden. Yalpaladım biraz, evet yadırgadım üstüme giydiğim bu acınası kişiliği ama ona da alıştım galiba. Tıpkı yokluğuna alıştığım gibi, hıçkırıklarımla sese bürünen gecelere, umutlarımı bir bir alıp giden yıldızlara alıştığım gibi ona da alıştım. Şu küçücük odamda bir dünya yarattım bende, kolpa yıldızlarımda aradım mutluluğu, izmaritlerimle süsledim yalnızlığı, sansür koydum kurduğum senli hayallerime. Nasıl başaracağım artık sensiz dönen bu dünyamda nefes almayı, nasıl cesaret edeceğim gözlerime bir nebze olsun sevinç düşürmeye. Sen, acımın en bakire yüzü. Sen, kaldırımlarda yatan yorgun bedenim, savaşlarımda ölümü göze alarak siper olduğum tek yürek.
Beklemeyin benden baharı bir coşkuyla karşılayan papatyalara eşlik etmemi lütfen. Ben sonbaharda kaybettim gülen yüzümü çünkü, sonbaharda elveda dedim umutlarıma. Güneş sevinç düşürsün kalplerinize ama ben sonbaharda girdim o güneşin şahitliğiyle kara toprağa. Beklemeyin benden hüznümü paylaşmamı. Mutluluğumu o kadar gizli ve özel yaşadım ki, şimdi acımı nasıl sürerim dudaklarıma. Ben acımı anlatamam, gücüm yetmez, kelimeler dolanır düğüm olur boğazıma ve boğulurum gözyaşlarımda. Şimdi ise rahmet okur oldum artık çekip giden mutluluğuma karşı. Sen gittin ya benden ama bu kalpte adın bir çırpıda silinir mi sanıyorsun, bir kez geçtin ya güneşimin önüne artık bu gözlere ışık uğrar mı sanıyorsun. Sen, akşam ayazlarında acıya direnmiş titreyen ellerim. Sen, dostluğuna inanarak karşıma oturttuğum rakı şişesiyle girdiğim tek sohbet, söküp atmaya gücümün yetmediği tek isim.
Devamını okuyun…»
Yorum Yazın 30.07.2008
Â
Gül için dikenine katlanabileceklerini söyleyenlerdir, kır çiçeklerini göremeyecek kadar güle baÄŸlanmış olanlar ‘Gül’ derler, baÅŸka bir ÅŸey demezler üstüne…
Ömürleri güllere ulaşmak için tükenirken, ehemmiyet vermezler, ayak altında kalan, gül kadar narin, gül kadar güzel ama güzelliği fark edilmeyen kır çiçeklerine. Mutlu olma sevdasına düşmüşlerdir kendilerince.
Mutlu olmak için zorluklara katlandıklarını bile söyleyebilirler. Onlar için güzel bellidir artık. Takvim yaprakları birer birer düşerken, kimi zaman yol katedemediklerine üzülürler. Oysa güzellikler yanıbaşlarındadır her zaman, ama onlar her zaman güzellikleri uzakta aramak sevdasındadırlar. Uzaktaki kıymetlidir; zorluklarla elde edilen değerlidir; aradığında elinin altında olmayan güzeldir, derler.
Yanıldıkları tek nokta var: Onlar hep uzaklara bakarken, birileri katlanmıştır, onun güzel bulmadıklarına, birileri kıymet vermiÅŸtir kır çiçeklerine…
Mutlu olmak için, gelecek bir yarını beklemezler. Ayaklar altında ezilenlere ehemmiyet verip, onlardaki güzelliÄŸi fark edip, yarını beklemeden, bugünden mutlu olmaya baÅŸlayanlardır onlar. Bir kır çiçeÄŸinin güzelliÄŸi onlar için yeterlidir. Gülde gönülleri varsa bile, onlara ulaÅŸmak için ömür tüketmekten korkarlar ve kır çiçeÄŸindeki gül güzelliÄŸini fark ederler. Devamını okuyun…»
Yorum Yazın 30.07.2008

Genel olarak diyet yapan insanlar kepekli ekmek yerler.Ama kepekli ekmek zayıflatır diye bi kaide yok.Uzman doktorumuzun yorumu ile açıklayalım:
Kendilerine diyet yapmak için gelen kiÅŸilerden önce kan tahlili istediklerini kaydeden Atalay, “Bize baÅŸvuranlar çocuk, hamile veya çok kilolu olabilir. KiÅŸilerden üre, ürik Asit, böbrek ve Hormon tahlillerini istiyoruz. Bu ÅŸekilde ne yediklerini ve neyi sevdiklerini görme imkanımız oluyor. Diyete baÅŸlayanlar genellikle kepekli ekmek tüketirler. Ancak ürik asiti yüksekse, gut veya böbrek hastalığı varsa, kepekli ekmek yenmesi faydalı deÄŸil zararlı olur. Çok diyet yapan veya yanlış diyet yapan bir kiÅŸinin zayıflaması, hiç diyet yapmamış bir kiÅŸiye göre çok daha zor” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
Form çaylarının kilo verdirdiğine ancak içmeyi bıraktıktan sonra kiloların tekrar alındığına dikkat çeken Atalay, şöyle devam etti:
Devamını okuyun…»
Yorum Yazın 29.07.2008